KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE ALTIN ESASLI MUHASEBE UYGULAMASINA İLİŞKİN İKİ ÖNERİ

Prof. Dr. Selim Yüksel PAZARÇEVİREN*

Gencay KARAKAYA**

Yusuf ARTAR***

Yayın Tarihi: 01/10/2015

Yayınlanan Yer: Vergi Sorunları Dergisi, Ekim 2015, Sayı: 325

PDF: KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE ALTIN ESASLI MUHASEBE UYGULAMASINA İLİŞKİN İKİ ÖNERİ

ÖZET

Günümüzde kuyumculuk sektörünün, kalifiye eleman eksikliği, teknoloji yetersizliği gibi birçok problemi bulunmakla birlikte sektöre ilişkin mali mevzuatın eksikliği, bu problemlerin arasında önemli bir yer tutmaktadır. Sektörün canlandırılması bakımından mali mevzuatta yer alan birtakım eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Söz konusu eksikliklerin başında kuyumculuk sektöründe önemli bir yer tutan altının değerlemesi konusu gelmektedir.

Çalışmada, mevzuatımıza göre altının değerlemesine yer verildikten sonra, mali mevzuatın eksikliklerinin giderilerek sektörün canlandırılması bakımından altının değerlemesi ve muhasebe uygulamalarına ilişkin iki öneride bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kuyumculuk, Altın Değerlemesi, Altın Esaslı Muhasebe

JEL Sınıflandırması: H20, H25, H29

TWO PROPOSALS RELATED TO GOLD BASED ACCOUNTING PRACTICE IN JEWELRY SECTOR

ABSTRACT

Currently, in addition to various problems of jewelry sector such as lack of technology, lack of qualified personnel, lack of financial legislation related to the sector takes an important place among these problems. In terms of revitalizing the sector, it is necessary to overcome a set of deficiencies partaking in the financial legislation. The issue of valuation of gold which takes an important place in jewelry sector is the primary one among the deficiencies at issue.

In this study, after valuation of gold according to our legislation is included, by overcoming the deficiencies of financial legislation, two proposals related to valuation of gold and accounting practices in terms of revitalizing the sector are suggested.

Keywords: Jewelry, Gold Valuation, Gold-Based Accounting

JEL Classification: H20, H25, H29

  1. GİRİŞ

Giderek değişen ve gelişen ekonomik sistemler, uygulayıcıları da bu değişime ayak uydurmak zorunda bırakmaktadır. Bu durumda söz konusu gelişmeler beraberinde yeni ihtiyaçları da doğurmaktadır. Ekonomik sistem içerisinde, bir faaliyet alanı olarak yer alan kuyumculuk sektörünün ve idarecilerinin de gerek dünyada gerekse yerel piyasalarda karşılarına çıkan değişimlere intibak etmeleri gerekmektedir. Söz konusu değişimler beraberinde yapısal değişiklikleri de gerekli hale getirmektedir. Kuyumculuk sektörü ile ilgili olarak mali kayıpların ya da asimetrik finansal yüklerin önüne azami derecede geçebilmek adına çeşitli yasal düzenlemeler getirilmelidir ya da mevcut düzenlemelerde ilgili güncellemeler yapılmalıdır. Çalışmada söz konusu yasal düzenlemeler esas alınarak, ilgili sektöre ait iki öneride bulunulmuştur.

  1. ALTININ DEĞERLEMESİNE İLİŞKİN MALİ MEVZUATIMIZDA YER ALAN HÜKÜMLER

213 sayılı Vergi Usul Kanunu[1]’nun 258’inci maddesine göre değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir. Söz konusu Kanunun 261’inci maddesinde yer aldığı üzere değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre, aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:

  1. Maliyet Bedeli;
  2. Borsa Rayici;
  3. Tasarruf Değeri;
  4. Mukayyet Değer;
  5. İtibari Değer;
  6. Vergi Değeri;
  7. Rayiç Bedel;
  8. Emsal Bedeli ve Ücreti.

TMS/TFRS ve KOBİ TFRS uygulamalarında kullanılan değerleme ölçütleri ise aşağıdaki gibidir:

– Maliyet bedeli,

– Gerçeğe uygun değer,

– Net gerçeğe uygun değer,

– Geri kazanılabilir tutar,

– Net gerçekleştirilebilir değer,

– Net bugünkü değer,

– İtfa edilmiş maliyet,

– Kullanım değeri,

– Varsayılan maliyet.

Vergi mevzuatımızda altının değerlemesine ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla altın, herhangi bir emtia gibi değerlendirilmektedir.

Vergi Usul Kanunu’nda yer alan emtialar, muhasebe standartlarında “stoklar” olarak adlandırılmıştır. Türkiye Muhasebe Standardı-2: Stoklar (TMS 2)[2]’da stoklar, “İşin normal akışı içinde (olağan işletme faaliyetleri kapsamında) satılmak için elde tutulan, satılmak üzere üretilmekte olan ya da üretim sürecinde ya da hizmet sunumunda kullanılacak ilk madde ve malzemeler şeklinde bulunan varlıklardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine adı geçen standarda göre stoklar, maliyet ve net gerçekleşebilir değerin düşük olanı ile değerlenir. Uluslararası muhasebe standartlarında kabul edilen bu değerleme yönteminin temelinde ihtiyatlılık ilkesi yaklaşımı yatmaktadır. Bu yaklaşıma göre, değerleme anında, stokların net gerçekleşebilir değeri maliyet değerinden düşükse, gerçekleşmemiş zarar muhasebeleştirilecek ve stoklar net gerçekleşebilir değer üzerinden değerlenecektir. Net gerçekleşebilir değerin maliyet değerinden büyük olması halinde gerçekleşmemiş kâr muhasebeleştirilmeyecek ve stoklar maliyet değerleri üzerinden değerlenecektir[3].

Emtianın değerlemesine ilişkin Vergi Usul Kanunu’nun 274’üncü maddesinin “Emtia, maliyet bedeli ile değerlenir…” hükmü gereğince, kuyumcuların stoğunda yıl sonunda bulunan altın, maliyet bedeli ile, yani ilk alındığı günde geçerli olan fatura fiyatı ile değerlenmek zorundaydı. Bu da ülkemizdeki yüksek fiyat artışlarından dolayı altının maliyet ve borsa fiyatı arasında yüksek farklar oluşmasına neden olmakta ve işletmelerin stoklarında birkaç ay kalmış olan altının satışı sırasında maliyet bedeli ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden vergilendirilmesine neden olmaktaydı. Bu sorun kayıt dışı faaliyetleri artırmış olup devlet, kuyumculuk sektöründen alması gereken vergiyi alamamakta, sektörde faaliyet gösteren işletmeler de uyması gereken belge düzenine uymayıp suç işlemekteydiler.

Kuyumcu ve sarraflar 31/12/2002 tarihi itibariyle işletmelerinde mevcut olup, kayıtlarında da yer alan kıymetli maden ve taşlar ile bunlardan yapılmış ziynet eşyalarının değerini 31/12/2002 tarihindeki değerlerine göre yükseltmişler ve kayıtlarında da yer almayan kıymetli maden ve taşları da stok affı kapsamında beyan edip defterlerine kayıtlı hale getirmişlerdir[4].

2003 yılında yürürlüğe giren 4842 Sayılı Kanun[5] ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu[6]’nun 38’inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Söz konusu hüküm, kuyumculuk sektörü muhasebe işleri için dönüm noktası olup yıllarca süren kuyumculuk sektörü vergilendirilmesi sorununa köklü çözüm olan uygulamalardır ancak 01/01/2004 tarihinden itibaren enflasyon düzeltmesi uygulanmaya başladığı için yürürlükten kaldırılmıştır[7].

“Sürekli olarak işlenmiş altın alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler, altın satış tarihindeki İstanbul Altın Borsasında oluşan has altın değeri ile satılan mamulün has altın maliyet bedeli arasında oluşan farkı, maliyet bedeline ilave ederler. Söz konusu fark, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulur. Bu mükelleflerin kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurlarının sadece ilgili dönemde ayrılan fonu aşan kısmı gider kabul edilir.”

Dikkat edileceği üzere, sermayeyi korumayı ve vergi dışı bırakmayı sağlayan bu Kanunla ortaya çıkan fon, sermaye haricinde kullanılırsa vergilendirecektir denilmekle kuyumculuk sektörünün sorunlarını çözmeye yönelik yayınlanan bu Kanunları farklı şekilde delmek isteyenlere de imkân verilmemiştir[8].

Dolayısıyla bu düzenleme ile oldukça doğru bir adım atılarak altın satışlarındaki maliyet kavramı genişletilmiş, mükelleflere has altın değeri ile satılan mamulün has altın maliyet bedeli arasındaki farkı fon hesabında tutmak koşuluyla maliyet bedeline ekleme imkânı tanınmış, bu sayede gerçek değere ulaşmada önemli bir adım atılmıştır. Ve fakat yukarıda değindiğimiz gibi 01.01.2004 tarihinden itibaren enflasyon düzeltmesi uygulamasının getirilmesi nedeniyle söz konusu hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.

  1. ALTIN ESASLI MUHASEBENİN TEMEL AMAÇLARI

Altın esaslı muhasebenin temel amaçlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

1) İşletmenin sermayesinin altın miktarı temelinde korunmasını sağlamak,

2) Satılan mal maliyetinin (SMM) doğru belirlenmesini sağlamak suretiyle fiktif kârların oluşmasını önlemek,

3) Fiktif kârlar nedeniyle ödenen vergiler ile kâr dağıtımları sonucu işletmenin fon ve sermaye kayıplarını önlemek,

4) Bilanço değerlerinin -özellikle stok değerlerinin- doğruluğunu sağlamak suretiyle işletme ile ilgili taraflara doğru bilgi sağlamak,

5) Fiktif kârlar nedeniyle kayıt dışı kalan sektör ve işletmelerin kayıt içine alınması zeminini oluşturmak.

  1. KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE ALTIN ESASLI MUHASEBE UYGULAMASI İLE İLGİLİ İKİ ÖNERİ

4.1. Satış İşlemi Temelinde Uygulama Önerisi:

Kuyumculuk sektöründe satış işlemi temelinde altın esaslı muhasebe uygulamasında satışların maliyetini belirlemenin üç temel kuralı bulunmaktadır. Bunlar;

1) Her satış işleminde 24 ayar altın ürünü dışındaki ürünlerde satılan miktarın  24 ayar altın gramına çevrilmesi,

2) 24 ayar altının satış anındaki borsadaki alış değerinin esas alınması,

3) Satış işleminin maliyetinin (SMM) 24 ayar miktarı ve fiyatı üzerinden belirlenmesidir.

Altın esaslı muhasebe uygulamasında stok hesaplarını ise şu şekilde kodlayabiliriz:

  • 150.01 24 Ayar Altın Stok Hesabı (0,995)
  • 150.02 22 Ayar Altın Stok Hesabı (0,916)
  • 150.03 18 Ayar Altın Stok Hesabı (0,750)
  • 150.04 14 Ayar Altın Stok Hesabı (0,585)
  • 150.05 8 Ayar Altın Stok Hesabı (0,333)
  • 150.08 Fason İmalattaki Stok Hesabı
  • 150.09 Stok Değer Artış/Azalış Hesabı

Örnek:

  • 22 Ayar İşçilikli Bilezik Satış Miktarı= 100 gr
  • 22 Ayar İşçilikli Bilezik Satış Fiyatı= 97,90 TL/gr
  • 22 Ayar Bilezik Stoktaki Maliyet Bedeli= 88 TL/gr
  • 24 Ayar Altın Borsa Alış Değeri= 100 TL/gr

100 gr 22 gr Altın Bilezik 24 Ayar Miktarı= (100x0,916/0,995)= 92 gr

Yevmiye kaydı:

————————————————–/—————————————————-

   620 SMM (92 gr 24 ayar altın ) x (100 TL/gr 24 Ayar Altın Borsa Alış Fiyatı)= 9.200 TL

                    150.02 22 Ayar Altın Bilezik Stok Hesabı (88 TL/gr 22 Ayar Altın Bilezik Stok Değeri) x (100 gr 22 Ayar Altın Bilezik Satış Miktarı)= 8.800 TL

                    150.09 Stok Değer Artış/Azalış Hesabı (SMM 9.200 TL-Stok Değeri 8.800 TL)= 400 TL

—————————————————/——————————————————

Dolayısıyla mevcut uygulamada satılan malın maliyeti 8.800 TL olarak kabul edildiğinden, satış kârı 990 TL (Satış Tutarı (9.790 TL)-SMM (8.800TL)= 990 TL) olmakta iken; altın esaslı muhasebe uygulamasında satılan malın maliyeti 9.200 TL kabul edileceğinden, satış kârı 590 TL (Satış Tutarı (9.790 TL)-SMM (9.200 TL)= 590 TL) olacaktır.

Yine altın esaslı muhasebe uygulamasında stok değer artış/azalışlarının dönem sonlarında altın değer artış/azalış fon hesabına aktarılmasında da 150. 09 Stok Değer Artış/Azalış Hesabı borçlandırılmak ve 527 Altın Değer Artış/Azalış Fon Hesabı alacaklandırılmak suretiyle gerekli muhasebe kaydı tamamlanacaktır.

4.2. Aylık Stok Değerleme Esaslı Uygulama Önerisi

Aylık stok değerleme esaslı uygulama önerisindeki kurallar aşağıdaki şekildedir.

1) Her ay sonunda her bir ayar temelinde stokların miktarlarının ve maliyet değerlerinin belirlenmesi,

2) Her bir ayar temelinde stokların miktarının 24 ayar temelinde tanımlanması,

3) Her bir ayarın 24 ayar miktarı ile değerleme gününde 24 ayar altın borsa alış fiyatı çarpılarak borsa fiyatı seviyesinde stokların değerlemesi,

4) Her bir ayarın stok kartlarındaki toplam değerinin bulunan değer üzerinden tanımlanması,

5) Değerleme günündeki iki değer arasındaki farkın 527 Altın Değer Artış/Azalış Hesabı ile kapatılması,

6) Takip eden ay boyunca yapılacak satışların maliyetinin en son bulunan borsa değeri üzerinden yapılıp ay sonunda stokların da bu değer üzerinden değerlendirilmesi.

Örnek:

AYAR MİKTAR (İŞLETMEDE VE FASON İMALATTAKİ MİKTARLARIN TOPLAMI) (GR) MALİYET DEĞERİ (TL) 24 AYAR MİKTAR (GR) 24 AYAR BORSA FİYATI (TL/GR) DÜZELTİLMİŞ DEĞER (TL)
24 KÜLÇE 2.000 196.000,00 2.000 100,4 TL/GR 200.800,00
24 ÜRÜN 3.000 290.000,00 3.000 100 TL/GR 300.000,00
22 ÜRÜN 2.000 170.000,00 (0,916/0,995=) 1.841,21 100 TL/GR 184.121,00
18 ÜRÜN 4.000 287.000,00 (0,750/0,995=) 3.015,08 100 TL/GR 301.508,00
14 ÜRÜN 5.000 280.000,00 (0,585/0,995=) 2.939,70 100 TL/GR 293.970,00
8 ÜRÜN 3.000 95.000,00 (0,333/0,995=) 1.004,02 100 TL/GR 100.402,00
TOPLAM 1.318.000,00 1.380.801,00

Yevmiye kaydı:

——————————————-/—————————————–

     150.01 24 Ayar Altın Stok     14.800 (Külçe+Ürün)

     150.02 22 Ayar Altın Stok     14.121

     150.03 18 Ayar Altın Stok     14.508

     150.04 14 Ayar Altın Stok     13.970

     150.05 8 Ayar Altın Stok         5.402

                          527 Altın Değer Artış/Azalış Hesabı    62.801

——————————————-/——————————————

DEĞERLENDİRME VE SONUÇLAR

Kuyumculuk sektöründe altın esaslı muhasebe uygulaması ile altındaki değer artışından kaynaklanan fiktif kârların ve fiktif kârların neden olduğu fon çıkışlarının önüne geçilebilmekte, işletme sermayesini altın miktarı olarak koruma olanağına sahip olunmakta ve sektörde işletmeler reel kârları seviyesinde vergilendirildikleri için sektördeki kayıt dışılık azalmaktadır.

Yine altın esaslı muhasebe uygulaması; stok değer artışlarından kaynaklanan değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlendiğinden ve bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulacağından dolayı, kuyumculuk sektöründe vergi otoritesinin karşı çıkabileceği ve vergi kaçırmaya veya kaybına neden olacak bir uygulama değildir.

Son olarak, ülkemizde 2003 yılında çıkarılan ve yukarıdaki bölümlerde ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenleme ile altın esaslı muhasebe uygulamasının önünü açılmış olup, söz konusu düzenleme örnek gösterilerek ve uygulamanın sektörde kayıt dışılığı önleyeceği açıkça ortaya konarak, yasa koyucular ve vergi otoritesi nezdinde yapılacak girişimlerle sektörde altın esaslı muhasebe uygulaması tekrar başlatılabilir.

———————————————————————————————————-

*İstanbul Ticaret Üniversitesi, Muhasebe ve Denetim Bölümü

**Araştırma Görevlisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Uluslararası Ticaret Bölümü

***Vergi Müfettişi, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu; Doktora Öğrencisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Muhasebe ve Denetim Bölümü

[1] 10/01/1961 tarihli ve 10703-1075 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2] 15/01/2005 tarihli ve 25701 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] Volkan DEMİR, Oğuzhan BAHADIR; UFRS (TFRS)’deki Değerleme Ölçüleri Kapsamında Şirket Değerlemesinde Defter Değeri Yaklaşımı, Muhasebe ve Denetime Bakış Dergisi, Sayı: 23, Eylül 2007, s. 65.

[4] Hilmi KIRLIOĞLU, Meral Erol FİDAN; Kuyumculuk Sektörümüz, Sorunları ve Çözüm Önerileri, Muhasebe ve Finansman Dergisi, Sayı: 29, Ocak 2006, s. 46.

[5] 24/04/2003 tarihli ve 25088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[6] 06/01/1961 tarihli ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[7] Raşit BAŞ, Kuyumcu Sektörü Muhasebe İşlemleri, Antalya, 2010, s. 89.

[8] Raşit BAŞ, a.g.e., s. 90.

———————————————————————————————————-

KAYNAKÇA

  • BAŞ Raşit, Kuyumcu Sektörü Muhasebe İşlemleri, Antalya, 2010.
  • DEMİR Volkan, BAHADIR Oğuzhan; UFRS (TFRS)’deki Değerleme Ölçüleri Kapsamında Şirket Değerlemesinde Defter Değeri Yaklaşımı, Muhasebe ve Denetime Bakış Dergisi, Sayı: 23, Eylül 2007.
  • KIRLIOĞLU Hilmi, FİDAN Meral Erol; Kuyumculuk Sektörümüz, Sorunları ve Çözüm Önerileri, Muhasebe ve Finansman Dergisi, Sayı: 29, Ocak 2006, s. 46.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
  • Türkiye Muhasebe Standardı-2: Stoklar
  • 4842 Sayılı Kanun
Bu yazı 10-Ekim içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s