VERGİ KAÇAKÇILIĞI İLE VERGİDEN KAÇINMAYA İLİŞKİN DÜZENLEMELER, GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

Yayın Tarihi: 01/07/2013

Yayınlanan Yer: Legal Mali Hukuk Dergisi, Temmuz 2013, Sayı: 103

ÖZET

Vergi kaçakçılığı (tax evasion), vergi ile yükümlülüklerin vergi kanunlarına aykırı olarak kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi olarak tanımlanmaktadır. Vergiden kaçınma ise (tax avoidance)  vergi kanunlarına aykırı hareket etmeksizin bireylerin vergi mükellefiyetinden kurtulması ve hazinenin vergi kaybına uğraması anlamına gelir. Dikkat edileceği üzere vergi kaçakçılığı yasa dışı bir davranışken, vergiden kaçınma yasalar çerçevesinde yasa boşluklarından yararlanmanın bir sonucunu ifade eder. Dünya genelinde vergi kaçakçılığı ile uzun bir süredir mücadele edilmektedir. Son dönemlerde ise vergi kaçakçılığı ile mücadelenin yanı sıra, vergiden kaçınmanın sınırlandırılmasına ilişkin çalışmalar yürütülmekte olup, konuya ilişkin eylem planları hazırlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Vergi, Vergi Kaçakçılığı, Vergiden Kaçınma, GAAR, Kayıt Dışı Ekonomi.

TAX EVASION AND REGULATIONS REGARDING TAX AVOIDANCE, OPINIONS AND SUGGESTIONS

ABSTRACT

Tax evasion is defined as non-performance of fiscal obligations partially or totally in non-compliance with fiscal law. As for tax avoidance, it signifies discharge of individuals from fiscal liability and fiscal loss of Treasury. Tax evasion is an illegal act whereas tax avoidance represents a result of benefiting from legal gaps within the legal framework. A worldwide struggle with tax evasion has been carried out for a long time. Recently, along with struggle with tax evasion, studies regarding restriction of tax avoidance have been held out and action plans have been drawn up.

Keywords: Tax, tax evasion, tax avoidance, GAAR, unrecorded economy.

1.GİRİŞ

Vergi, modern devletlerin varlık sebebi olan fonksiyonlarını ifade edebilmesi için gerekli olan finansmanın teminine yönelik araçlardan en önemlisidir[1]. Finansman teminine yönelik bu kaynaklar mükelleflerden karşılıksız ve cebri olarak alınır. Bu durumun mükellefler üzerinde bir baskı oluşturması sebebiyle mükellefler bu yükü azaltmak amacıyla vergi kaçırma veya vergiden kaçınma yoluna gidebilmektedirler. Fakat mükelleflerce izlenen bu yollar kayıt dışılığı artırmakla birlikte ülke ekonomisine ciddi zararlar vermektedir.

Dünya genelinde vergi kaçakçılığı ile uzun bir süredir mücadele edilmektedir. Son dönemlerde ise vergi kaçakçılığı ile mücadelenin yanı sıra, vergiden kaçınmanın sınırlandırılmasına ilişkin çalışmalar yürütülmekte olup, konuya ilişkin eylem planları hazırlanmaktadır.

Çalışmada vergi kaçakçılığı müessesesi ile ilgili birtakım bilgiler verildikten sonra vergiden kaçınma müessesesi hakkındaki düzenlemelere, görüş ve önerilere yer verilmiştir.

2.VERGİ KAÇAKÇILIĞI İLE VERGİDEN KAÇINMA MÜESSESELERİ

2.1.Vergi Kaçakçılığı

Vergilere gösterilen tepkilerden en yaygın olanı ve aynı zamanda vergi kanunları açısından da suç teşkil edeni vergi kaçakçılığıdır. Vergi kaçakçılığı (tax evasion), vergi ile yükümlülüklerin vergi kanunlarına aykırı olarak kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi olarak tanımlanmaktadır. Vergi oranlarının yüksek olması, vergi kaçıran rakip mükellefler karşısında rekabet şansının devam ettirilme gerekliliği, daha az vergi verme çabası gibi nedenler mükellefleri vergi kaçırmaya itmektedir. Geçmişten günümüze ağır cezayı gerektiren fiiller arasında yer alan vergi kaçakçılığı çeşitli şekillerde işlenebilmektedir. Mükelleflerin bazı gelirlerini gizleyerek vergi matrahlarını azaltmaları, tutulan defterlerde hile yaparak gerçekte olmayan kişilere hesaplar açarak borç miktarını arttırmaları, defterlerdeki kayıtları silerek ödemeleri gereken vergiyi azaltmaları veya hiç ödememeleri, bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Vergi kaçakçılığı suçuna ilişkin yaptırımlar ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu[2]’nun “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359’uncu maddesinde yer almaktadır. Söz konusu maddede, vergi kaçakçılığına ilişkin 18 ay ila 5 yıl arasında değişen hürriyeti bağlayıcı cezalara hükmolunacağına ilişkin düzenlemeler mevcuttur.

2.2.Vergiden Kaçınma

Vergiden kaçınma (tax avoidance), vergi kanunlarına aykırı hareket etmeksizin bireylerin vergi mükellefiyetinden kurtulması ve hazinenin vergi kaybına uğraması olarak tanımlanabilir. Dikkat edileceği üzere vergiden kaçınma, mükellefin vergisel yükümlülüklerini kanunlara uygun bir şekilde azaltması durumunda mümkün olmaktadır. Bu nedenle vergiden kaçınma, yasal olarak herhangi bir suç oluşturmamaktadır ve bu nedenle vergi kanunlarında vergiden kaçınma ile ilgili cezalandırmayı hedefleyen hükümler bulunmamaktadır.

2.2.1.Vergiden Kaçınma Yolları

Genel olarak vergi mükelleflerinin vergi yükümlülüğüne yol açan olaya engel olması üç şekilde açıklanabilmektedir[3]. “Maddi anlamda intibak” olarak adlandırılan durumda vergi yükümlüleri vergilendirilen maldan hiç satın almamak suretiyle vergiden kaçınabileceklerdir. “Zaman anlamında intibak” olarak adlandırılan durumda ise ağır bir biçimde vergilendirilmesi öngörülen maldan uzun dönemlerin ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda satın almak suretiyle vergiden kaçınma mümkün olabilmektedir. Vergiyi doğuran olayı vergilemenin söz konusu olmadığı alanlara kaydırmak suretiyle açıklanan “yerel anlamda intibak”ta ise matrahın sınırlar arası kaydırılması yoluyla vergiden kaçınma mümkün olabilmektedir[4].

Mükellefler vergi avantajlarından yararlanmak yoluyla vergiden kaçınabilmektedirler. Örneğin; Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu gibi vergi kanunlarında mükelleflere tanınan istisna ve muafiyetlerden, indirilebilecek giderlerden, yeniden değerlemeden, azalan bakiyelerle amortisman uygulamasından yararlanarak veya enflasyonist dönemlerde maliyetlerin belirlenmesinde son giren ilk çıkar yöntemini uygulayarak vergi matrahlarını azaltma yoluna gitmektedirler[5]. Bu şekilde vergi yüklerini düşük tutmak ve sermaye birikimini artırma amacıyla hareket eden mükellefler vergi avantajlarından yararlanarak yasal yollarla vergiden kaçınmaktadırlar[6].

Vergi ertelemesi yoluyla da vergiden kaçınma mümkündür. Özellikle yüksek enflasyon durumunda mükelleflerin ödeyeceği vergiyi gelecek dönemlere aktarması, vergiden kaçınmanın bir diğer yoludur.

Bunun yanı sıra mükellefler vergisel yüklerinden kurtulmak amacıyla vergiyi doğuran olayı vergilemenin olmadığı alanlara yönlendirmek suretiyle de vergiden kaçınma yolunu seçebilmekte ve bu durumda vergi yükümlülüğü söz konusu olmamaktadır.

2.2.2.Vergiden Kaçınmanın Sınırlandırılmasına İlişkin Düzenlemeler ile Öneriler

Dünya Bankası, IFC ve PwC’nin işbirliği ile hazırlanan “Vergi Ödemesi 2013” (Paying Taxes 2013) raporuna göre Türkiye’de toplam vergi oranı 8 yılda %53’ten %41,2’ye inmiştir[7]. Bunun en önemli sebebinin kurumlar vergisi oranının %30’dan %20’ye düşürülmesi olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra sosyal güvenlik prim oranının %19,5’ten %14,5’e inmesi de bir başka nedendir.

Çalışmanın başında belirtildiği üzere devletler geçmişten beri vergi kaçakçılığı ile mücadele etmişlerdir. Ülkemizdeki vergi oranının son yıllarda bu şekilde düştüğü göz önüne alındığında devletin vergi kaçakçılığıyla mücadelenin yanı sıra vergiden kaçınmanın sınırlandırılmasına ilişkin çalışmalara da ağırlık vermesi gerektiği düşünülmektedir. Nitekim Avrupa Birliği’nin vergiden kaçınma ve vergi kaçakçılığına ilişkin 01/01/2013 tarihli son “Eylem Planı”, konuya örnek teşkil etmektedir. Bunun yanı sıra Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı gibi kamu kurumlarının yanı sıra uluslararası danışmanlık kuruluşlarının da kayda değer çalışmaları mevcuttur. Örneğin, Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan “2013-2017 Stratejik Planı” ve uluslararası alanda itibarlı bir kuruluş olan Ernst & Young tarafından hazırlanan “Genel Vergiden Kaçınma Kuralların Yükselişi” başlıklı raporu bu kapsamda değerlendirilebilir.

2.2.2.1.Vergiden Kaçınma ve Vergi Kaçakçılığı ile Mücadelede Avrupa Birliği’nin 01/01/2013 Tarihli Eylem Planı

Avrupa Birliği’nde tahmini kayıt dışı ekonomi GSYİH’nin yaklaşık beşte biridir (2 Trilyon Avro) ve bu tutarın yarısına tekabül eden 1 Trilyon Avro’luk kısmı vergi kaçakçılığı ile vergiden kaçınma yoluyla gerçekleşmektedir[8]. Avrupa Birliği’nin mevcut ekonomik koşulları göz önüne alındığında kayıt dışı ekonominin ulaştığı ciddi boyutlar başta AB Parlamentosu, AB Konseyi ve AB Vergi Komisyonu’nu, konu üzerinde acil önlemler almak üzere harekete geçirmiştir[9]. 2012 yılı boyunca bir dizi öneri ve karardan sonra nihayet 01/01/2013 tarihinde “Vergi Dolandırıcılığı ve Vergi Kaçakçılığına Karşı Mücadeleyi Güçlendirmek İçin Eylem Planı” (An Action Plan To Strengthen The Fight Against Tax Fraud And Tax Evasion) yürürlüğe girmiştir. Bu eylem planı AB’ye üye devletlerin vergi matrahlarını korumak ve milyarlarca Avroyu yeniden ilgili devlet hazinesine kazandırmak amacını taşıyan önemli bir adım olmuştur[10].

Söz konusu eylem planıyla birlikte bir taraftan vergi idareleri arasındaki bilgi değişiminin ilerletilmesi ile daha güçlü iş birliği, banka sırlarına son getirilmesi, tasarrufların vergilendirilmesindeki yasal boşlukların doldurulması gibi mevcut olan düzenlemelerin geliştirilmesine yönelik adımlar atılırken diğer taraftan vergileme konusunda ideal yönetişim platformunu yaratmak, vergilendirme alanındaki bilgi değişimi için standart formların benimsenmesini sağlamak, AB Vergi Kimlik Numarası (EU Tax Identification Numbers-TIN) uygulamasının başlaması gibi birtakım yeni düzenlemelerde bulunulmuştur[11]. Bunların yanı sıra komisyon, kısa dönemde vergi denetimlerini kolaylaştırmak ve gelecekteki olası ortak denetimlerin yolunu açmak için bir dizi tedbir öngörmektedir[12]. Uzun vadede ise otomatik bilgi değişiminin bilgisayar ortamında gerçekleştirilmesi, AB vergi kimlik numarasının kullanılması, bilgi teknolojisi araçlarının rasyonelleştirilmesi, para akışının izlenmesi için yol gösterici kuralların rehberleştirilmesi, standart AB vergi denetiminin geliştirilmesi gibi birtakım tedbirlerin uygulanması planlanmaktadır[13].

2.2.2.2.Maliye Bakanlığı’nın 2013-2017 Stratejik Planı

Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan “2013-2017 Stratejik Planı”nda yer aldığı üzere kayıtlı ekonomiyi genişletmek ve mali suçları azaltmak, planın en önemli amaçlarındandır. Söz konusu plana göre kayıt dışı ekonomi ile mücadele kapsamında, kayıt dışı ekonomiyi caydıran, kamuya olan güveni artıran düzenlemeler yapılacak ve denetim faaliyetlerinde etkinlik artırılacaktır[14].

Diğer taraftan adı geçen planda vergiden kaçınmanın sınırlandırılması için birtakım düzenlemelerin yapılacağı hususuna da değinilmiştir. Şöyle ki, plana göre kayıtlı ekonomiyi büyütmek amacıyla öncelikle vergi mevzuatı gözden geçirilecek, varsa kayıt dışılığa neden olan hükümler uygulamadan kaldırılacak ve gerekli mevzuat değişikliği yapılacaktır. Nitekim son dönemde Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun tek bir kanun haline getirilerek sadeleştirilmesine yönelik atılan adımlar ile elektronik ticarette vergi kaybını önlemek amacıyla yapılan çalışmalar bu duruma örnek oluşturmaktadırlar. Ayrıca başka idarelerin mevzuatlarında kayıt dışılığa neden olan düzenlemeler varsa ilgili idareler ile işbirliği içerisinde gerekli düzenlemeler yapılacaktır[15]. Bu düzenlemelere ek olarak planda, kayıtlı ekonominin önemine ilişkin toplumsal bilinci artırmaya yönelik kapsamlı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi, vergi sistemine uymamanın maliyetlerinin artırılması, para hareketlerinin izlenebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması, vergi denetiminde etkinlik ve verimliliğin artırılması ile incelemelerin kısa sürede sonuçlandırılması gibi birtakım amaçlar da bulunmaktadır.

2.2.2.3.Ernst & Young’ın “Genel Vergiden Kaçınma Karşıtı Kuralların Yükselişi” Raporu

Vergi konusunda uluslararası alanda itibarlı bir kuruluş olan Ernst & Young, geçtiğimiz aylarda “Genel Vergiden Kaçınma Karşıtı Kuralların Yükselişi” başlıklı bir rapor yayınlamıştır. Söz konusu raporda vergiden kaçınmanın asgari seviyeye düşürülmesine ilişkin istatistiki verilere ve önerilere yer verilmiştir[16].

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, “Genel Vergiden Kaçınma Karşıtı Kurallar” (General Anti-Avoidance Rules -GAAR-), bir ülkenin vergi mevzuatında, vergiden kaçınma yönündeki faaliyetleri azaltmak için başvurulan genel kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır[17]. GAAR kuralları özellikle 1980’lerden sonra yaygınlık kazanmaya başlamış olup Çin, Brezilya, Almanya, Fransa, Hollanda, Singapur, Kanada ve Güney Kore gibi ülkelerin GAAR çerçevesine giren düzenlemeleri bulunmaktadır. Ancak diğer ülkelerde de kimi mevzuat hükümlerinin “vergi avantajlarındaki suiistimali azaltma” ruhu nedeniyle -örneğin ABD- GAAR benzeri uygulamalar bulunduğu kabul edilmekte ve son yıllarda bu yöndeki uygulamaların arttığı gözlemlenmektedir[18].

GAAR uygulamasına göre ülkeler, vergiden kaçınmayı sınırlandırmaya ilişkin birtakım kurallar bütünü oluşturmalıdır. Aynı zamanda bu kuralların uygulanacağı alan belli ülkelerle sınırlandırılmayıp, yaygınlaştırılmalıdır. Nitekim raporda, ticari faaliyette bulunanlarla yapılan bir ankette, katılımcıların %93’ünün, GAAR’ın gelecekte daha fazla ülkeye yaygınlaştırılacağı izlenimine sahip olduğu görülmektedir[19]. Bu öngörü kanaatimizce de doğru olup, vergi kaçakçılığıyla mücadele ve vergiden kaçınmanın sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemelerin ileride genişletilerek uygulanacağı muhtemeldir.

3.DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınma, kayıt dışı ekonominin en önemli sebeplerindendir. Vergi kaçakçılığı (tax evasion), vergi ile yükümlülüklerin vergi kanunlarına aykırı olarak kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi iken vergiden kaçınma (tax avoidance), vergi kanunlarına aykırı hareket etmeksizin bireylerin vergi mükellefiyetinden kurtulması ve hazinenin vergi kaybına uğraması anlamına gelir. Kayıt dışı ekonomiyi azaltmak amacıyla geçmişten beri vergi kaçakçılığı ile mücadele edilmektedir. Fakat özellikle son yıllarda vergi kaçakçılığı ile mücadelenin yanı sıra vergiden kaçınmanın sınırlandırılmasına ilişkin birtakım raporlar yazılıp, planlar hazırlanmaktadır. Çalışmada, bu rapor ve planların bir kısmı hakkında bilgi verilmiş olup özellikle Avrupa Birliği’nin “Vergi Dolandırıcılığı ve Vergi Kaçakçılığına Karşı Mücadeleyi Güçlendirmek İçin Eylem Planı” başta olmak üzere Maliye Bakanlığı’nın “2013-2017 Stratejik Planı” ve uluslararası saygın bir danışmanlık kuruluşu olan Ernst & Young’ın “Genel Vergiden Kaçınma Karşıtı Kuralların Yükselişi” başlıklı raporuna ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

Söz konusu çalışmalara göre vergi kaçakçılığı ile mücadelenin yanı sıra vergiden kaçınmanın sınırlandırılması gerekmektedir. Bunun için vergi mevzuatı gözden geçirilerek, varsa kayıt dışılığa neden olan hükümlerin uygulamadan kaldırılması; kayıtlı ekonominin önemine ilişkin toplumsal bilinci artırmaya yönelik kapsamlı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi; vergi sistemine uymamanın maliyetlerinin artırılması; para hareketlerinin izlenebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması; vergi denetiminde etkinlik ve verimliliğin artırılması; bilgi teknolojisi araçlarının rasyonelleştirilmesi gibi birtakım tedbirlerin uygulanması gerekmektedir.

Kanaatimiz, yukarıda belirtilen çalışmalar paralelinde olup, vergi kaybını asgari seviyeye indirerek vergi gelirini artırmak amacıyla ülkelerin, gelecekte vergi kaçakçılığı ile mücadelenin yanı sıra vergiden kaçınmanın sınırlandırılmasına ilişkin önemli adımlar atacağı hususu açıktır.


[1] ARSLAN Bekir/KÜTÜK Zafer/İŞ Hasan/KURT Mahmut, Revizyon ve Rapor Yazma Teknikleri, 2005, s. 1.

[2] 10/01/1961 tarihli ve 10703-10705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] TURHAN Salih, Vergi Teorisi ve Politikası, Filiz Kitabevi, 1998, İstanbul, s. 236-237.

[4] TAŞKIN Yasemin, Vergi Psikolojisi ve Vergiye Karşı Mükellef Tepkileri, İÜ Maliye Araştırma Merkezi Konf., 54. Seri, 2010, s. 78.

[5] HEPER Fethi, Kamu Maliyesi, Açıköğretim Yayınları, 2003, s. 210-211.

[6] OKTAR Ateş, Vergi Hukuku, 2011, İstanbul, s. 278.

[8] European Commission, “Clamping Down On Tax Evasion And Avoidance: Commission Presents The Way Forward” Press Release, IP-12-1325, Brussels, 06 December 2012, http://europa.eu/rapid/press-release_IP-12-1325_en.htm., Erişim Tarihi: 17/06/2013.

[9] ACİNÖROĞLU Serkan, Vergiden Kaçınma ve Vergi Kaçakçılığıyla Mücadelede Avrupa Birliği’nin 1 Ocak 2013 Tarihli Son Eylem Planının Değerlendirilmesi, Vergi Dünyası, Mart 2013, Sayı: 379, s. 189.

[10] ACİNÖROĞLU Serkan, a.g.m., s. 190.

[11] Ayrıntılı bilgi için bkz: European Commission, “An Action Plan To Strengthen The Fight Against Tax Fraud And Tax Evasion”, Communication From The Commission To The European Parliament And The Council, COM (2012) 722 Final, Brussels, 06 December 2012, s.2-15., http://ec.europa.eu/taxation_customs/resources/documents/taxation/tax_fraud_evasion/com_2012_722_en.pdf., Erişim Tarihi: 17/06/2103.

[12] ACİNÖROĞLU Serkan, a.g.m., s. 195.

[13] ACİNÖROĞLU Serkan, a.g.m., s. 195.

[14] Maliye Bakanlığı 2013-2017 Stratejik Planı, s. 26.

[15] Maliye Bakanlığı 2013-2017 Stratejik Planı, s. 27.

[16] Ayrıntılı Bilgi İçin Bkz: GAAR Rising Mapping Tax Enforcement’s Evolution, Ernst & Young, Şubat 2013.

[17] GAAR Rising Mapping Tax Enforcement’s Evolution, Ernst & Young, Şubat 2013, s. 2.

[18] ERCAN Metin, Vergiden Haksız Kaçınma, http://www.radikal.com.tr/yazarlar/metin_ercan/vergiden_haksiz_kacinma-1136763, Erişim Tarihi:20/06/2013

[19] GAAR Rising Mapping Tax Enforcement’s Evolution, Ernst & Young, Şubat 2013, s. 27.

Bu yazı 07-Temmuz içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s