VERGİ HUKUKUNDA TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERE TEBLİGAT USULLERİ

Yayın Tarihi: 01/06/2013

Yayınlanan Yer: Yaklaşım Dergisi, Haziran 2013, Sayı: 246

I. GİRİŞ

213 sayılı Vergi Usul Kanunu[1]’nun 21’inci maddesine göre tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir. Ülkemizde tebligat ile ilgili düzenlemeler 7201 sayılı Tebligat Kanunu[2] ile belirlenmiştir. Vergilendirmeye ilişkin tebligat hükümleri ise Vergi Usul Kanunu’nun 93 ve müteakip maddelerinde ayrıca yer almaktadır. Bunun yanı sıra, Vergi Usul Kanunu’nda açıklık bulunmayan hallerde 7201 sayılı Kanuna göre işlem yapılması gerektiği tabiidir.

Vergi Usul Kanunun 93’üncü maddesinin birinci fıkrasında, tahakkuk fişi hariç olmak üzere vergilendirmeyle ilgili olup, hüküm ifade eden tüm belge ve yazıların adresi bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta aracılığı ile ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile tebliğ edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 101’inci maddesinde, bilinen adreslerin neler olduğu hususu açıklanmıştır. Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında ise tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı belirtilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı hususu hüküm altına alınmıştır.

Çalışmada, vergilendirme ile ilgili tebliğin, tutuklu veya hükümlü bulunan kişilere nasıl yapılması gerektiği konusu ile ilgili hususlar ele alınmıştır.

II. TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERE YAPILACAK TEBLİGAT

Türk vergi kanunlarında tutuklu ve hükümlülere, vergilendirme ile ilgili tebliğin ne şekilde yapılması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre işlem yapılacağı tabiidir. Söz konusu Kanunun 19’uncu maddesinde “Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.

Yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğü[3]’nün 25’inci maddesinde, mevkuf (tutuklu) ve mahkûmlara (hükümlülere) ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memurun temin edeceği, bir sene veya daha ziyade hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olanlara ait tebligatın 16’ncı madde mucibince yapılacağı, mahkûma tebligat yapılamazsa, tebliğ mazbatasına, müdür veya memur tarafından sebebi gösterilmek suretiyle şerh verileceği, yine Tüzüğün 16’ncı maddesinde, tebligatın kanuni mümessili bulunanların mümessillerine yapılacağı, kanuni mümessili olmayıp da bulunması gerekenlere usulü dairesinde kanuni mümessil tayini cihetine gidileceği, kanunlarına göre, kanuni mümessili bulunanların bizzat kendilerine tebligat yapılması icap ederse, mümessile tebligat yapılamayacağı hüküm altına alınmış idi[4].

25/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte[5] de mülga Tebligat Tüzüğü’ne paralel düzenlemeler yer almakta olup, Yönetmeliğin 28’inci maddesinin birinci bendine göre tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.

Bunun yanı sıra, Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni Temsilcilerin Ödevi” başlıklı 10’uncu maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların mükellef olduğu durumlarda, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği hususu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu[6]’nun 407’nci maddesine göre, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atamak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

Yukarıda belirtilen düzenlemelere paralel olarak Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28’inci maddesinin ikinci bendinde, bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligatın, 19’uncu maddeye göre yapılacağı hükmü mevcuttur. 19’uncu maddeye göre, kanuni temsilcisi bulunanlara yapılacak tebligat temsilciye yapılır. Kanuni temsilcisi bulunanlara kanun hükümleri gereğince bizzat kendilerine tebligat yapılması icap ederse temsilciye tebligat yapılmaz. Kanuni temsilcisi olmayıp da bulunması gerekenlere usulüne göre kanuni temsilci tayini yoluna gidilir. Şu hususu da belirtmek gerekir ki, kanuni temsilciye yapılan tebligatın gerçekleşmemesi halinde Vergi Usul Kanunu’nun 103’üncü maddesi uyarınca ilan yolu ile tebligat yapılacaktır.

III. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Ülkemizde 7201 sayılı Tebligat Kanunu, tebligat hakkındaki ana kanun olmakla birlikte, vergilendirmeye ilişkin tebligat hükümleri Vergi Usul Kanunu’nun 93 ve müteakip maddelerinde ayrıca yer almaktadır. Fakat söz konusu Kanunda, tutuklu ve hükümlülere, vergilendirme ile ilgili tebliğin ne şekilde yapılması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından dolayı bu durumda 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre işlem yapılacaktır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19’uncu maddesinde “Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.” hükmüne yer verilmiş olup, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte de tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürünün, müdür yoksa orayı idare eden memurun temin edeceği hususu hüküm altına alınmıştır. Bunun yanı sıra bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligatın temsilciye yapılacağı, kanuni temsilcisi olmayıp da bulunması gerekenlere usulüne göre kanuni temsilci tayini yoluna gidileceği hususları ayrıca düzenlenmiştir. Dolayısıyla tutuklu ve hükümlülere vergilendirme ile ilgili tebliğ, yukarıda açıklanan şekilde gerçekleştirilecektir.


[1] 10/01/1961 tarihli ve 10703-1075 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2] 19/02/1959 tarihli ve 10139 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] “Tebligat Tüzüğü’nün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük” 07/08/2012 tarihli ve 28377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[5] 25/01/2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[6] 08/12/2001 tarihli ve 24607 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu yazı 06-Haziran içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s